Tanım
CEX, alıcılar ve satıcılar arasında konumlanan bir şirket tarafından işletilen merkezi borsa (centralized exchange) anlamına gelir. Bir CEX üzerinde kullanıcılar genellikle varlıklarını borsanın kontrol ettiği hesaplara yatırır; borsa da bakiyeleri kendi sistemlerinde kaydeder ve işlemleri bu dahili sistemler üzerinden gerçekleştirir. Borsa emir defterini yönetir, işlemleri eşleştirir ve çoğu zaman kullanıcıları adına hem kripto hem de itibari (fiat) para varlıklarını saklar.
Kavram olarak CEX, faaliyetlerin çoğunun doğrudan bir blockchain üzerinde değil, borsanın kendi veritabanlarında gerçekleşmesi nedeniyle tamamen zincir üstü alım satım ortamlarıyla tezat oluşturur. İşletmeci; listeleme kurallarını, ücret yapısını ve risk kontrollerini belirler ve vadeli işlemler ya da perpetual futures gibi ek alım satım ürünleri sunabilir. Borsa bir aracı konumunda olduğundan, kullanıcı emirlerini görebilir; bu da daha geniş alım satım tartışmalarında front-running veya sandwich attack gibi uygulamalara dair endişeler açısından önemlidir.
Bağlam ve Kullanım
Alım satım bağlamında CEX, piyasa katılımcılarının spot piyasalar ile vadeli işlemler ve perpetual futures dâhil çeşitli türev ürünlere eriştiği birincil platform olma özelliğini sıkça taşır. Kullanıcılar, farklı emir türlerini (örneğin stop-loss emri) vermek için borsanın arayüzüne ve eşleştirme motoruna güvenirken, işlemlerin fiili icrasına dair tüm detaylar borsanın sistemleri tarafından yönetilir. İşletmeci alım satım altyapısını kontrol ettiği için, adillik, şeffaflık ve front-running gibi davranışlara karşı koruma konuları, bir CEX’in nasıl değerlendirildiğinin merkezinde yer alır.
CEX terimi, aynı merkezi işletim modelini paylaşan büyük küresel platformları da, daha küçük bölgesel borsaları da kapsayacak şekilde geniş anlamda kullanılır. Bu terim, saklama, emir yönetimi ve mutabakat mantığının bağımsız node’lar arasında dağıtılmak yerine tek bir organizasyon altında toplandığını vurgular. Bu merkezileşme, kripto alım satım ekosisteminde risklerin, sorumlulukların ve düzenleyici yükümlülüklerin nasıl paylaştırıldığını doğrudan şekillendirir.